28 Aralık 2011 Çarşamba

UYUMAK İSTİYORUM
Uyumak istiyorum çok yoruldum.
yüreğim yorgun, beynim yorgun,sinirlerim yorgun,sabrım yorgun ve en kötüsü de umutlarım ümitlerim ve beklentilerim yorgun.Uyumak istiyorum,çok yordular beni.
Yüreğimi yordular,kafamı yordular,sabrımı yordular ve en kötüsü de umutlarımı,ümitlerimi yordular benim

.
Fakat kızgınlığım onlardan daha çok kendime! Çünkü iyi niyet gösterip , hep kendinden verip de  sonrada karşındakilerden onlardan da iyi niyet beklemek, işte bu düpedüz ve başlı başına saçmalık... Ne demişler; '' sen eşek ol, semer vuran çok olur.'' başkaları sana semer vurdukları için kötü diiller melek, onlara- sana böyle davranabilmelerine fırsat verdiğin için sen suçlusun.


Küçük hesaplar peşinde koşan büyük adamlardan sıkıldım. Bu mütevazi yalın ve yalnız  halimle  bile hep büyüklüğün bende kalması durumundan da sıkıldım. Kendi anlık çıkarları için yok saydıkları , görmezden geldikleri onca emeğe,onca yaşanmışlığa ve onca çabaya  üzüldüm.İlk defa emeklerimden , yaptığım  başardığım işlerden,o kadar ederi olmadığı halde onlara karşı içimde büyüttüğüm saygı ve sevgiden pişmanlık duydum.sonrada  ''-bi insan nasıl böyle şeylerden pişmanlık duyabilir Allah askına ya '' diye kendime kızdım.Bu kadar masumca ruhumun kirlenmesine dayanamadım halada dayanamıyorum.Ve tüm insanlardan nefret ettim, beni kötü olmaya zorladıkları ve iyi olmama müsama göstermedikleri için....





Bu blogu açarken böyle düşünmemiştim.Böyle planlamamıştım.nasıl bu hale geldi de bir melankoli bir iç döküş,bir  feryat bir imdat ve bir yalvarış blogu haline geldi bilmiyorum.Okuyan arkadaşlardan özür diliyorum.Malum hayat yeterince zor bide kendi sıkıntılarımızla insanları sıkmaya gerek yok.Fakat bu sessiz çığlıklarım burda ses oldu bana , suskunluğun dergahında da makam oldu bana. güncel hayatta bilakis  eğlenceli,fırlama zıpır diye tabir edilirim ama buraya içimi dökmek buraya agularımı akıtmak ve arınmış ve bi nebze de olsa rahatlamış olarak burdan çıkmak bana iyi geliyor.charle chaplin  gibi oluyorum. kızgınlıklarımı ve öfkemi burada bu kilitli blogda bırakıyor  kırgınlıklarımı soyunup gidiyorum. yada   hani dedikleri meşhur lafla şöyle tabir edeyim daha dogru sanırsam;  İçimde şefini kaybeden bir orkestranın hüznü var, dışımda Charlie Chaplin gülüşü. 












.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder